KAPİTALİZM ÖLDÜRÜR...

Forum Etki

Administrator
Yönetici
Katılım
29 Ağu 2021
Mesajlar
1,048,164
Tepki
0
Puan
36
Garip bir dünya. İnsanlar yaşamak için ölümle kavga ediyorlar. Ölümün soğuk yüzü her an enselerinde. Korkuyla umut arasında, cennetle cehennem arasında acılardan acılara sürgün bir yaşam ama umut hiç gülmez, cennet hiç gelmez. Korkuyla dolu bir cehennemi yaşamak kaderin kılınmıştır. Ekmek kavgası veriliyor, sırf yaşama tutunmak adına ama adına yaşamak denirse, zira yaşamak yoktur, aycıyla örülmüştür hayat. Çünkü kapitalizm de yaşamanın sadece adı olur ama kendisi çok uzaklardadır hatta yaşamak bir seraptır. Ulaşabilmek için canın çıkasıya çalışırsın yine de ulaşamazsın, ulaşabileceğin söylenir, avunursun. Ölmeden bir kez dersin, bir kez, velâkin öyle bir şansın hiç olmaz, olmayacaktır. Çünkü kapitalizm yaşatmaz, öldürür. Öldürür ki, kendisi yaşasın. Yaşanırsa, yaşayamaz. Yaşamak için çalışıyorsundur, çalışmanın da elbette bir sonucu olacaktır, ölebilirsin de ve ölürsün. Adına; hayat bu, türlü türlü halleri vardır, kazası da, belası da olur denir. Yapacak bir şeyin yoktur. Zoraki boyun büker, teslim olursun. Çünkü yalnızsındır, yapayalnız, sağın boştur, solun boştur, ardın boştur, önün boştur. Ama hep dolu sanırsın, öyle söylenmiştir. Sürekli ölürsün, sürekli. Çünkü kölesin sen, sessizce çalışmak ve çalışamaz hale geldiğinde ölmek için doğdun. Oysa sürekli ölmek diye bir şey yoktur ve burası yaşamak için vardır ama sürekli ölmen normal görülür, başka şeylere verilir, böylece susturulursun. Suskuya teslim olursun. Olmak zorunda mısın, sende istersin böylesini, cesaret ağır gelir, insanca yaşamaya kulaklar sağırdır. Yaşayabilir misin, yaşatılabilir misin? Mutlaka ama hayır buna şansın olmaz, şans vermezler. Ölürsün, ölür gidersin, öldüğünle kalırsın. Yaşam devam eder, yaşamaya devam ederler. Bugün ölürsün, yarın unuturlar. Sen de unutursun. Unutmasaydın ölmezdin zaten. Unutmak, sürekli ölmek demektir ama anlayamazsın. Anlamamanın bedelini çok ağır ödersin, yine de anlayamazsın. Hiçbir yerde esamin okunmaz. Çünkü değerin yoktur. Ederin yoktur. Sayıyla ifade edilirsin, sayın bir şey ifade etmez. Azar azar tükenir gidersin. Politika sebepler üretir, gazeteler duymaz, başkaları başka planlara verir. Ardından bir iki rol kesilir, şöyle denir, böyle denir ama üzerine örtülen toprakla başına gelen şeylerde örtülür ve zamana terk edilir, çünkü zamanla unutulacağı bilinir. Sen öldüğünle kalırsın, yaşayanlar yaşamaya devam ederler. Acı ocağa düşer, ocak başkalarını ısıtır. Dünyan soğuktu, mezarında soğuk olur. Katili belli olmayan cinayetlerin rahmetlisi olursun. Arkanda kalanlara, başları hiç sağ olmayacaklara, sağlıklı başlar dilenir. Ta ki seninle aynı kaderi paylaşacak olanların, aynı kaderi paylaşacakları ana dek sürer gider bu serüven. Hiç bitmez, bitmeyecektir. Bitirilsin diyecek olan sensindir, demezsin, diyemezsin, ölürsün. Kapitalizm, kapitalist mekanizma böyle bir şeydir. Çarkı acımasızdır, sistemi cinayet düzeneğine göre işler, yağı kandır. Çünkü öldürmeden var olamaz. Kapitalizmle, kapitalist mekanizma aynı şeyin ayrı yüzüdür, iç içedir, birleşiktir, sen hep ayrı sanırsın. Bu şeyde senin adın yoktur, sadece işe yarayabilirliğin vardır. Çünkü sen para edecek, para getirecek bir metadan başka bir şey değilsindir kapitalizmin ve kapitalist mekanizmanın bakışında. Emeği yaratan sensindir ama yarattığı emeğin karşılığı olan ekmeği alamayan da sensindir. Yarı aç, yarı tok yaşamalısın ki, hiç karşına bakmayasın, başın hep önde eğik gezesin. Başını kaldırman ve dimdik bakman tehlikelidir ve tehdittir kapitalizm ve kapitalist mekanizma için. Zira aç olduğun kadar muhtaçsındır, mahkûmsundur. Mahkûmiyetine sessiz kaldığın kadardır değerin. Onun için tatlı bir mahkûmiyettir bu, çünkü sana ölümü getiren bu mahkûmiyet ona özgürlüğü ve gücü sunar. Her türlü değeri yaratan sensindir ama değeri olmayan yine sensindir. Senin bilmediğin değeri onlar hiç bilmez, bilmeyecektir ama birgün bilirler diye kendi kendini avutursun. Üretirsin, üretirsin, üretirsin, mütemadiyen üretirsin ama ürettiğin sana dönmez hiç, kanlı çarkları döndürür bitevi. Çalıştığın kadar hiçbir zaman yaşayamazsın. Senden kıstığı kadar kendisine harcar, sen sürünürsün o yaşar. Sen doymak derdindesindir, o ise kâr. Senin kanın, terin, yaşın onun kârıdır. Senin yanında olduklarını söylerler bazılar böylesi bir çarkın işleyişinde ama çark seni paramparça ettiğinde kimseyi bulamazsın yanında. Sen ölürken, onlar türkü söylerler. Bir iki söylev çekerler, bir iki laf ederler, bir sayfa bildiri basarlar, tamamdır, yanında olduklarını gösterirler, ardında kalanlar gerçekten de seni savunduklarını, senden sonra yanlarında olacaklarını sanırlar bunların ama zaman içinde yanlarına yaklaşamazsın, göz göze bile gelemezsin. Oysa yapmaları gereken başka şeyler vardır ama yapmazlar, yapamazlar, seni öldürenler böyle günler için de onları beslemektedirler. Belli yere kadar müsaadeleri vardır, sınırı aşmamaları söylenmiştir kulaklarına. Onlara bağırıyormuş ve seni savunuyormuş gibi yaptıklarında bile, seni öldürenler bunu anlarlar, bu yüzden sonuç vermeyeceğini, kendilerine bir şey olmayacağını bilirler. Zira beslediklerini çok iyi tanırlar, tanımayan sensindir. Bu yüzden ölürsün zaten. Uyurken ölürsün, farkında olmazsın. Farkında olacak bilinçten bile mahrum bırakmışlardır seni. Birgün üretmeyeyim demezsin, ahmakça bir merhametin vardır, sana merhamet etmeyenlere merhamet edersin, seni savunmayanları savunursun, senin işine yaramayanı ve seni yaşatmayanı yaşatmak için acı çekersin. Oysa kendini bilsen, değerini bilsen, gücünün farkında olsan, yokluğunun ne demek olduğunu anlasan belki kaderin baştan sona değişecektir ama bilinçsizliğin ve şuursuzluğun bunu kavramana engel olur. Elindeki gücün farkında olmazsan, varlığının değerini anlamazsan, kurban olmak kaderindir, keserler sesin çıkmaz. Gözünün önündeki, hissederek içinde yaşadığın, noksanlarından haberdar olduğun, yıkılmak üzere olan bir evin içinde yaşamaya çalışırsan ölürsün değil mi? Oysa ya orayı boşaltmalısındır, ya orayı tamir etmelisindir, ya da orayı yıkıp yeniden yapmalısındır. Hiçbiri olmaz, ölürsün ama ölümünü başka şeylere bağlarsın, bağlarlar. Eyvallah edersin, razı gelirsin, rıza gösterirsin. Sormak, sorgulamak aklına gelmez, aklın sende değildir zaten. Çünkü yaşamayı hak etmeyen birisindir. Yaşamayı hak etmeyene de vermezler. Hak eden hak ettiğini alır çünkü, almak için savaşır. Çocuksundur çalışırsın, gençsindir çalışırsın, çalışacak halin yoktur çalışırsın. Umursamazlar, kazandıklarına bakarlar, kaybettiğini anlamazsın, anlamaya da çalışmazsın. Yaşamak zamanların çalışmayla geçer, acımasızca taze gücünü sömürürler. Terin tükenir, yaşın akmaz olur, kanın çekilir, vereceğin emek kalmaz. Ölmüş eşek niyetine fırlatıp atarlar. Rıza gösterirsin, kabullenirsin, başka sebeplere sığınırsın, halimde ne var dersin, sabır çekersin. Layıksındır. Layık olduğunu asla bilemezsin. Tüm ömrünü vermişsindir, bineğin olmaz, barınağın olmaz, ekmeğin yoktur ama yine de layık görürsün kendini buna. Ahmaklığına hiç doymazsın. Sen yaşayamazsın, onlar görülmeyeni, duyulmayanı da yaşarlar, sadece izlersin. Sunduğun yaşamın, kendin bile farkında olmazsın, hakları olduğunu düşünürsün. Sonra düşüne düşüne sürünür, sürünerek ölürsün. Kapitalizm budur, kapitalist mekanizma değişmez. Köleliktir, kula kulluktur, sefalettir, sana layık görüleni kabullenmektir. Yaşamak yoktur onda, yaşamak adına yapılabilecek bir şey de yoktur. Verilen bir haktır, alınan hayatındır. Aşabilir misin, kavuşabilir misin? Mümkündür ama mümkün değil sanırsın, öyle sandırmışlardır, aldanmışsındır. İçinde bir devrim yapabilir misin, dışındaki devrimin gerçekleşmesi içinde ki devrimin başarısında gizlidir. Cesaretin var mı kendini yeniden yaratmaya ve yeni bir dünya kurmaya? Kapitalizm ve kapitalist mekanizma ölmeden, sen asla dirilemeyeceksin! Yaşayanlar dirilerdir!
Kaynak :
 
Üst